Sınai Mülkiyetle İlgili KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı Taslağı (14.01.2012)
27.02.2012 Öncelikle patent konusunun ele alındığı programda Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN, henüz arzu edilen noktada olmamakla birlikte sınai mülkiyet başvurularında Türkiye’nin son yıllarda ciddi bir aşama kaydettiğini patent başvurularındaki artış oranın geçtiğimiz seneye göre yaklaşık %30 olduğunu, başvuru sayılarının artmaya devam ettiğini söyledi.

Prof. Dr. Habip ASAN, marka başvurularında ise 2010 yılında Fransa’nın ardından ikinci olan Türkiye’nin 2011 yılı sonu itibariyle 120 bin başvuru sayısına ulaştığını, Almanya’yı ve Fransa’yı geride bırakarak Avrupa’da birinci sıraya yerleştiğini ifade etti. Marka başvurularındaki artış oranının geçtiğimiz seneye göre %41 olduğunu, endüstriyel tasarım başvurularında ise 36 bin başvuru sayısı ile 2010 yılına göre yaklaşık %30’luk bir artışın gerçekleştiğini belirtti. Özellikle son beş altı yılda Avrupa ülkelerindeki patent ve endüstriyel tasarım başvurularının artış oranlarına bakıldığında kimi ülkelerde negatif değerlerden dahi söz edilirken Türkiye’nin hep en üst sırada yer aldığını belirtti.

Prof. Dr. Habip ASAN, başvuru maliyetlerinin ve sürecinin sanıldığının aksine yüksek olmadığını, TÜBİTAK teşvikleri ile sağlanan düşük ya da sıfır başvuru maliyetlerinin yanı sıra TPE’nin başvuru sahiplerine sunmuş olduğu online başvuru imkanı ile başvuruların çok daha kolay ve hızlı olduğunu söyledi. Türk Patent Enstitüsü’ne yapılan toplam başvuruların %65’nin internet üzerinden online olarak gerçekleştirildiğini bildirdi.

Türkiye’de sınai mülkiyet konusunda önem taşıyan Ar-Ge’ye kaynak ayrılması ve sonuçta ortaya çıkan ürünün tescil ile koruma altına alınması noktasında belirli bir bilincin oluştuğunu bundan sonra başarılması gereken aşamanın yaratılan ürünün ya da yeniliğin reel sektöre aktarılması bir anlamda paraya dönüştürülmesi olduğunu vurguladı.

Üretim döngüsü içerisinde bulunan, alanında yeterli teknik ve pratik bilgiye sahip olan, özellikle nitelikli patentlerin sayılarının artmasında etkili olacağı düşünülen ara kademede görev yapan kalifiye elemanların buluş yapma konusunda önemli bir potansiyele sahip olduklarını ve bu potansiyeli ortaya çıkaracak, fikirlerini paylaşma, hayat geçirme konusunda teşvik edecek, ödüllendirmeler içeren mekanizmaların oluşturulması gerektiğini, bu konuda Türk Patent Enstitüsü'nün ilgili diğer kurumlarla işbirliği içerisinde çalışmalar yaptığını söyledi.

Prof. Dr. ASAN, patent başvurularının ancak %2-3’ünün reel sektöre aktarılabildiği göz önüne alındığında toplam patent başvuru sayılarının artmasının ne kadar gerekli ve önemli olduğuna işaret ederek eskiden bir yılda yapılan patent başvurularının bugün sadece iki haftada yapılır hale gelmesinin bu anlamda memnuniyet verici olduğunu dile getirdi.

Prof. Dr. ASAN, sınai mülkiyetin ülke ekonomileri için ne kadar önemli olduğunun tüm dünya ülkeleri tarafından bilindiğini, bilginin değerinin her geçen gün arttığını ve 2023 yılında sınai mülkiyet portföy değeri gayri safi milli hasılasının yarısına denk gelen bir Türkiye’nin hedeflendiğini belirtti.